6. İstanbul'un Jeolojisi Sempozyumu başladı

- TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Hüseyin Alan: - "İstanbul'daki bir depremin etkisi nüfus yoğunluğu da düşünüldüğünde Kahramanmaraş merkezli depremlerin en az iki katı olacağını düşünüyoruz. Bugünden Marmara depremlerine acil olarak hazırlanmalıyız" - İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün: - "İstanbul'u betona ve ranta dayalı bir inşa faaliyet alanı olarak görmekten vazgeçip, kendi yaşam alanımız olarak görmemiz gerekiyor. Daha adil, daha yaratıcı, sosyal adaleti ön plana koyan bir kenti birlikte var etmemiz gerekiyor"

6. İstanbul'un Jeolojisi Sempozyumu başladı
Editör: AA
14 Aralık 2023 - 17:49
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesince, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Kültür Üniversitesinin (İKÜ) destekleriyle düzenlenen 6. İstanbul'un Jeoloji Sempozyumu başladı.

İKÜ Ataköy Yerleşkesi'nde "Sürdürülebilir bir İstanbul" temasıyla düzenlenen sempozyumda "İstanbul ve Deprem", "İstanbul’un Jeolojisindeki Son Gelişmeler", "Kent Jeolojisi ve Kentsel Dönüşüm", "Su Kaynakları ve Yönetimi" başlıklarında paneller düzenlendi ve akademisyenler bildiri sundu.

İKÜ Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, yaptığı konuşmada, jeoloji ve deprem konusunda Türkiye'nin en önemli sempozyumlarından birine ev sahipliği yaptıkları için çok mutlu olduklarını söyledi.

Programda çok önemli konuların alanında uzman kişilerce ele alınacağını söyleyen Yüksektepe, "Bu program üniversitemizin kurucuları ve dekanlarının da bu alanlarda uzman oluşması nedeniyle bir saygı duruşudur. Sempozyumun İstanbul'umuzun sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu alanda çalışacak gençlerimiz için yeni ilhamlar oluşturmasını diliyorum." diye konuştu.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de sempozyumda, belediyecilik çalışmalarında olası İstanbul depremini baz aldıklarını kaydetti.

Akgün, deprem riskinin İstanbul için en önemli önceliklerden olduğunu ve tüm kuruluşların ortaklaşa hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Son büyük deprem ve yaşanan acılar bunu bize gösterdi. İstanbul'da olası bir depremin sonuçları yıkıcı olacak. Bunu hepimiz net bir şekilde biliyoruz. Deprem konusunda hem bilinçli olmak, yapı stokunu dayanıklı hale getirmek zorundayız. İBB ailesi olarak bu çabanın içindeyiz. Tek başına belediye ya da merkezi yönetimle halledilebilecek bir durum değil. Hep birlikte seferberlik halinde bir arada olmalıyız. Bilimle yürümeliyiz. Çok uzun zamanları kaybettik. Deprem, afet kapıda." diye konuştu.

İBB olarak üniversitelerle birlikte jeoloji, jeofizik, heyelan duyarlılığı, uzaydan takip, endüstriyel ham madde ihtiyacı gibi alanlarda çalışma yapıldığını, birçok haritalandırma ve raporun tamamlandığını ve sunulduğu aktaran Akgün, şöyle devam etti:

"Afetlere duyarlı bir kent inşa edilmesi gerekiyor. İstanbul'un planlama ve kentsel gelişiminden kaynaklı birçok sorunu var. Var olmaya devam ediyor. Bunlarla yüzleşmek zorundayız. Bunları seferberlik halinde çözecek aklımız, gücümüz, birikimimiz var. İstanbul'da betona ve ranta dayalı bir inşa faaliyet alanı olarak görmekten vazgeçip kendi yaşam alanımız olarak görmemiz gerekiyor. Daha adil, daha yaratıcı, sosyal adaleti ön plana koyan bir kenti birlikte var etmemiz gerekiyor."

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Hüseyin Alan da kentsel dönüşüm ve inşaat faaliyetlerinde depremi merkeze alan bir bakış açısının olması gerektiğini anlattı.

Alan, depreme hazırlık için hala yapılması gereken çok şey olduğunu belirterek, "Yaklaşan yerel seçimler de göz önüne alındığında bu kentin temel maddelerinden birinin deprem ve doğal kaynaklı afetler olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu konunun kentin gündemine yeterince girdiğini ve uygulanacak kentsel yönetim politikaları konusunda öncelik sırasında olacağından ne yazık ki emin değilim." ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş merkezli depremin sonuçlarının ağır olmasının nedenlerinden birinin on yıllardır deprem öncelikli politikalardan uzak durmak olduğu değerlendirmesini yaparak, şunları kaydetti:

"İstanbul'daki bir depremin etkisi nüfus yoğunluğu da düşünüldüğünde Kahramanmaraş merkezli depremlerin en az iki katı olacağını düşünüyoruz. Bugünden Marmara depremlerine acil olarak hazırlanmalıyız. Ülkenin deprem ve afet kırılganlığı Marmara ile sınırlı değil. Odamızın danışma kurulunun incelemeleri ve raporlarına göre ülkemizde 24 kent, 110 yakın ilçe ve 500'ü aşkın mahalle ve köy yerleşimi 5.5 üzeri deprem olma ihtimali olan fay hatları üzerinde kurulmuş. En çok kayıpların fay hatlarına yakın, sıvılaşma potansiyeli olan yerlerde olduğunu biliyoruz. Deprem ve risk azaltma çalışmaları en riskli alanlardan acilen başlatılmalı."

Sempozyumda deprem ve jeoloji alanlarına ek olarak, denizlerde sürdürülebilirlik, sürdürülebilir şehirler, su kaynakları ve yönetimi, iklim değişiklikleri ve kentsel dönüşüm başlıklarında sunumlar yapıldı.

Sempozyum yarınki panellerle devam edecek.



FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum