İtirazın iptali davası nedir, nasıl açılır

İtirazın iptali davası nedir, nasıl açılır ve bu davayı açarken izlenecek yollar nelerdir. İtirazın iptali konusu özel haberimizde.

İtirazın iptali davası nedir, nasıl açılır
Editör: adalet.tv
05 Eylül 2021 - 23:03
İtirazın iptali davası, aleyhine başlatılan icra takibine borçlunun süresi içinde itiraz etmesinin ardından alacaklının bir yıl içerisinde usulüne uygun olarak mahkemeye başvurarak borcunun varlığını ispat  ederek icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmesi amacıyla açılan davadır. Şayet borçlu haksız yere bir itiraz yapmışsa alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir. İcra İflas Kanunu m.68 ve devamındaki hükümlerde düzenlenmiştir. Genel hükümlere göre yargılama yapılır ve yargılama sonucunda verilecek karar kesin hüküm niteliğindedir.

İtirazın İptali Davası Nasıl Açılır?
- Genel hükümlere göre görülen bir dava olduğu için görevli ve yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir. Borcun konusuna göre değişmek üzere görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi veya Asliye Ticaret Mahkemesi olabilir. Yetkili mahkeme de HMK’daki genel yetki kurallarına göre belirlenir.
- Davanın tarafları bakımından da borçlu davalı taraf, alacaklı davacı taraftır.

İtirazın İptali Davasının Açılmasının Şartları Nelerdir?
Hukukumuzda usul esastan üstün olduğu için davanın açılabilmesi bakımından belirli bazı şartlar vardır. Her davada bulunması gereken dava şartları haricinde bulunması gereken şartlar aşağıda sayılanlardır:

1- Geçerli Ve Usulüne Uygun Bir İcra Takibinin Bulunması: Kural olarak genel haciz yolu ile borçlu aleyhine takip başlatılması gerekir. Aynı zamanda alacağın daha önce herhangi bir icra takibinin konusuna girmemesi gerekir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takibi için itirazın iptali davası açılması mümkün değildir. 

2- Borçlunun Usulüne Uygun Olarak Geçerli Bir İtirazda Bulunmuş Olması: Borçlu kendisine icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine, 7 gün içerisinde itirazda bulunabilir. İtirazın konusu borcun hiç var olmadığına, borcun zaman aşımına uğradığına, borcun ödendiğine veya borcun henüz vadesinin gelmediği yönünde olabilir. Bununla birlikte yetki ve görev itirazı gibi usulüne ilişkin itirazlarda da bulunabilir. Bununla birlikte borçlu esasa değil de yalnızca usule itirazda bulunmuşsa, alacaklının itirazın iptali davası açması  mümkün değildir.

3- Davanın Süresi İçerisinde Açılmış Olması: Borçlunun ödeme emrine itirazda bulunduğunun alacaklıya veya vekiline tebliğ edildikten sonra bir yıl içerisinde itirazın iptali davasının açılması gerekir. Bir yıllık süre hak düşürücüdür. Sürenin dolmasıyla birlikte bu davayı açma hakkı da son bulur.

İtirazın İptali Davasının Sonuçları
1- Davanın reddedilmesi: Mahkeme, borçlunun itirazını yerinde görür ve davaya konu takibin haksız olduğuna kanaat getirirse davayı esastan reddeder. Hükmün kesinleşmesinin ardından artık alacaklının borçludan tahsil edebileceği böyle bir alacağının olmadığı kesinleşmiş olur. Artık aynı borca ilişkin cebri icra yoluyla herhangi bir tahsilde bulunması mümkün değildir. Şartları varsa davacıdan kötü niyet tazminatı talep edilebilir.

2- Davanın Kabul Edilmesi: Mahkeme, borçlunun itirazının yerinde olmadığını ve davaya konu takibin haklı olduğu yönünde karar verirse davayı kabul eder. Artık alacaklının borçluya karşı alacağının cebri icra yoluyla tahsili açısından bir engel yoktur. Borçlunun yaptığı mesnetsiz itiraz iptal edilmiş olur. Ayrıca şartları varsa icra inkar tazminatı da borçlu aleyhine hükmedilebilir.

İcra İnkar Tazminatı
Borçlunun; alacaklının alacağına kavuşması haksız ve hukuksuz olarak engellemesi nedeniyle, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız ve hukuksuz olduğu tespit edilirse, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak koşuluyla hükmedilen tazminattır. Alacaklının talebi üzerine karar verilir. İcra İflas Kanunu m. 67’de düzenlenmiştir. İcra inkar tazminatı ile birlikte icranın sürüncemede bırakılması engellenmeye çalışılmış, alacağına kavuşamayan alacaklıyı koruma adına borçlu bakımından haksız olan itirazların yapılmamasının önüne geçilmeye çalışılmıştır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum