İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı

İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı kapsamlı bilgiler haberimizde.

İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı
Editör: adalet.tv
27 Kasım 2022 - 16:21 - Güncelleme: 30 Nisan 2023 - 13:00
Kıdem Tazminatı Nedir?

Kıdem tazminatı, iş hukukunda işçiler lehine tanınmış en önemli haklardan birisidir. Kıdem tazminatının amacı, belirli bir süre aynı işyerinde veya aynı işverene bağlı olarak hizmet edimini yerine getirmiş işçilere, emeklerinin ve bağlılığının karşılığı olarak ödenen tazminat türüdür. Gerçekten de kıdem tazminatı hesaplanırken, işçinin çalıştığı süre esas alınır.

Her ne kadar yeni iş kanunu 2012 yılında yürürlüğe girmiş olsa da hala 1475 Sayılı İş Kanunu 14. maddesi dikkate alınarak kıdem tazminatı şartları belirlenmektedir. 2019 yılında kıdem tazminatı fonu tartışmaları gündeme gelmiş olsa da öngörülen kanun tasarısı Resmi Gazete’de yayınlanmadığı için eski usullere göre kıdem tazminatı hakkı belirlenecektir. Yazımızın devamında işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkının doğma şartlarını ve kıdem tazminatı miktarını detaylı olarak anlatacağız.

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı

Öncelikle kesin bir şekilde belirtmeliyiz ki, bir kişinin ölmesiyle sahip olduğu hakların tamamı sona ermez. Hakların varlığı devam eder ancak hukuk düzeninin elverdiği ölçüde bu haklar mirasçılara geçer. Kıdem tazminatı da çalışıldıkça kazanılan bir hak olduğundan, kişinin ölümüyle kıdem tazminatı hakkının son bulması beklenemez.

İşçinin ölüm sebebi ne olursa olsun, kıdem tazminatına hak kazanmasının önünde hiçbir engel yoktur. Aşağıda sayacağımız şartları taşıması halinde, ölenin mirasçıları, kıdem tazminatını almaya yetkili hale gelirler. Bu kapsamda, işçinin intihar etmesi, kişi hakkında ölüm karinesi çıkarılması, işçinin %100 kusuruyla başına gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybetmesi kıdem tazminatı yönünden hiçbir farklılık arz etmez.

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Şartları

Kıdem tazminatını için gerekli şartlar haklı sebeple fesih, iş sözleşmesinin varlığı, kıdem şartı, süresi içinde isteme olarak sıralanabilir. Ancak ölüm halinde iş sözleşmesi kendiliğinden sona ereceğinden, haklı sebep şartının varlığı aranmaz. Bu nedenle ölen işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için şu 3 şartın varlığına bakılır:

-4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre İşçi Olma Şartı: İş kanunu yalnızca işçiler için haklar tanıdığından, çalışanın iş kanununa göre işçi olması gerekmektedir. Güncel iş kanununa göre işçi; işverene bağlı olarak iş görme edimini sözleşmeyle üstlenen ve karşılığında ücret alan kişidir. Buna göre öncelikle işveren ve işçi arasında sözleşme kurulması gerekir. Kurulan sözleşmenin yazılı veya sözlü olması geçerlilik açısından hiçbir değişiklik oluşturmaz. Yalnızca olası uyuşmazlıklara karşı ispat aracı olarak kabul edilir. Bununla birlikte işçinin işverene bağımlı olarak çalışması gerekir. Örneğin, bir inşaat işinin elektrik tesisatını bir yapmak üzere bir ustayla anlaşılması halinde iş sözleşmesi söz konusu değildir. Zira inşaat ustası, bağlı olarak çalışmayıp yalnızca sonuç meydana getirmeyi üstlenir. İşçilik niteliğinin kazanılması için son şart, hizmet görme edimini üstlenmektir. Ayrıca işçinin, işverenin emir ve talimatlarıyla hareket etmesi iş sözleşmesinin varlığı için elzemdir.
Anılan tüm şartların varlığı halinde, işçinin kıdem tazminatı için aranan ilk şartın varlığı yerine getirilmiş olacaktır. İşçinin hayatını kaybetmesi halinde iş sözleşmesinin varlığının ispatı önem taşır hale gelecektir. Bu nedenle iş sözleşmesinin yazılı olması her türlü iş ilişkisi için hayati öneme sahiptir.

-Kıdem Şartı: İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle kıdem süresinin tamamlanması beklenir. İşçi en az 1 yıldır aynı işverene bağlı olarak, yahut aynı işyerinde çalışması halinde kıdem tazminatı almaya hak kazanacaktır. Ayrıca kıdem süresi arttıkça işçinin kazanacağı tazminat miktarı da artacaktır. İş kanununa göre, işçinin çalıştığı her yıl için 1 aylık giydirilmiş brüt ücreti tutarına kıdem tazminatı hakkı doğar. Kıdem tazminatının nasıl hesaplanacağına ilişkin detaylı açıklamaları yazımızın devamında yapacağız.

-Süre Şartı: Ölen işçinin kıdem tazminatı hakkının mirasçılara geçeceğini daha önce söylemiştik. Mirasçılar işçinin ölüm tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kıdem tazminatını talep edebilirler. Ancak 5 yıllık süre düzenlemesi, 2017 yılında getirilmiştir. Buna göre 2017 yılından önce ölüm olayının gerçekleşmesi halinde, 10 yıllık zamanaşımı işleyecektir. Örneğin 2016 yılında hayatını kaybeden işçi için kıdem tazminatı davası açma süresi 2026 yılında sona erecektir. Ancak değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra yani örneğin 2018 yılında hayatını kaybeden bir işçi için kıdem tazminatı dava süresi 2023 yılında sona erecektir. Önemle belirtmeliyiz ki, işe giriş tarihinin zamanaşımı konusunda hiçbir farklılığı bulunmamaktadır.

İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı Kime Ödenir

İşçinin ölümü halinde sahip oldu tüm hak ve alacaklar mirasçılarına geçmektedir. Mirasçıları ise Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenmektedir. İlgili kanun hükümlerine göre yasal mirasçıları şu şekilde sıralayabiliriz:
Eğer ölenin çocukları varsa öz/üvey çocukları ve eşi mirasçıdır.
Eğer ölenin hiçbir çocuğu yoksa anne/baba ve eşi mirasçıdır.
Eğer ölenin anne babası da hayatta değilse, büyükanne ve büyükbaba ile eş mirasçı olacaktır.
Ölenin eşinin olmaması durumunda, mirasçıların durumunda bir değişiklik olmaz. Eşe kalacak miras oranı paylaşılacaktır.
Ayrıca ölenin ölüme bağlı tasarruflarla mirasçı ataması da mümkündür.

Mirasçıların kimler olacağı kadar kıdem tazminatı talebinin nasıl yapılacağı da önemlidir. İşçinin ölümüyle mirasın açılmaması halinde, tüm mirasçılar elbirliği mülkiyetiyle malvarlığına malik olacağından hep birlikte hareket ederek kıdem tazminatı talebinde bulunmaları gerekir. Ayrıca mirasın reddi halinde, kıdem tazminatı da alınamayacaktır. Bu konu miras hukuku alanına girdiğinden yazımızda daha fazla detaya değinmedik. Ancak detaylı bilgi alabilmek için şu makalemizi inceleyebilirsiniz.

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır

Kıdem tazminatı hakkı kadar, kıdem tazminatının nasıl hesaplanacağı da önem arz etmektedir. Kıdem tazminatı miktarının, kıdem süresine bağlı olarak değiştiğini daha önce belirtmiştik. Detaylı açıklamak gerekirse, kıdem tazminatı işçinin çalıştığı her yıl karşılığında 30 günlük giydirilmiş brüt ücretlerinin toplamından ibarettir. Giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken işçinin işten ayrılmadan önceki son yılı esas alınmaktadır.

Giydirilmiş brüt ücret ise işverenin bir işçi için yaptığı vergi hariç tüm giderlerin toplamıdır. Buna işyeri uygulaması halini almış ödemeler, sigorta kurumuna yapılan ödemeler, çocuk yardımı gibi ödemelerin tamamı dahildir. Bu kapsamda işyerinden hiçbir ek yardım almayan asgari ücretlinin giydirilmiş brüt ücreti 2020 yılı itibariyle 2.943 lira olarak belirlenmiştir.

Kıdem tazminatı hesaplamasının anlaşılabilmesi için birkaç örnek vermeyi elzem görüyoruz. Örneğin, işten ayrılmadan önce 3.000 lira giydirilmiş brüt ücret alan ve 5 yıl 6 ay aynı işyerinde çalışan bir işçiyi düşünelim. Bu durumda işçi 5x3000+ 3000/2=16500 lira kıdem tazminatı almaya hak kazanacaktır. Bir diğer örnekte brüt ücreti 3500 tl olan ve her yıl toplam 1200 tl ikramiye alan bir işçiyi düşünelim. Bu işçinin 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti 3600 tl olarak kabul edilecek ve kıdem tazminatı da buna göre hesaplanacaktır.

Diğer Tazminat Türleri Kıdem Tazminatına Engel Mi?

-Ölüm Tazminatı ve Kıdem Tazminatı Aynı Anda Alınabilir Mi?
Kaynağını Türk Borçlar Kanunundan alan ölüm tazminatı, işçinin ölümü halinde sağ kalan eşi ve çocuklarına ödenmesi gereken tazminat türüdür. Ölüm tazminatının amacı, işçinin ailesinin acılı günlerinde maddi sorun yaşamalarının önüne geçmektir. Önemle belirtmeliyiz ki, ölüm tazminatı hakkı işçinin eş ve çocuklarına tanınırken kıdem tazminatı hakkı mirasçılara verilmiştir. Ölüm tazminatı, kıdem tazminatında olduğuna gibi işçinin kusuruna bakılmaksızın kendiliğinden doğan yükümlülüktür. Ölüm tazminatı ve kıdem tazminatı hususlarının birbirinden farklı kurumlar olduğu düşünüldüğünde, ölüm tazminatının alınması kıdem tazminatına engel değildir.

-İhbar Tazminatı ve Kıdem Tazminatı Aynı Anda Alınabilir Mi?
İşçi ve işveren iş akdini sonlandırmadan önce, kıdem süresine göre, ihbar yapma yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, yine ihlal edilen bildirim süreleri dikkate alınarak ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar. Ölüm halinde iş akdi doğal yollarla sonlandığından, ihbar tazminatı yükümlülüğü doğmayacaktır. İhbar tazminatı konusunda detaylı bilgi alabilmek için yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sonuç

İşçinin ölümü halinde iş sözleşmesi sona ereceğinden, kıdem tazminatı alacağı doğmaktadır. Ancak ölüm halinde kişinin hak ehliyeti sona erdiğinden, kıdem tazminatını talep etme hakkı mirasçılara geçmektedir. Dolayısıyla 1 yıllık kıdem şartı sağlanmışsa ve iş ilişkisi söz konusuysa mirasçıların kıdem tazminatını talep etmeleri önünde hiçbir engel yoktur. Önemle belirtmeliyiz ki, eğer mirasın açılması söz konusu olmadıysa mirasçıların tamamı birlikte hareket ederek, kıdem tazminatı alacağını talep etmelidirler. Bu kapsamda işveren miras açılmadan kıdem tazminatı ödeme yaparsa, yapılacak ödeme mirasçılardan sadece birinin değil tamamının mülkiyetinde olacaktır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum