14155,46%0,76
42,69% 0,23
50,15% 0,06
5897,70% 0,71
9533,17% 2,62
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Aralık 2000 tarihinde Bayrampaşa Cezaevi’nde düzenlenen ve 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 29 kişinin ise yaralandığı “Hayata Dönüş Operasyonu”na ilişkin davada kritik bir karara imza attı. Aralarında 39 er ile 157 rütbeli askerin bulunduğu toplam 196 sanığın yargılandığı dosya, zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle düşürüldü.
25 Yıllık Acı, 15 Yıllık Yargılama
Karar duruşmasına hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatlar katıldı. Duruşmada söz alan Murat Ördekçi’nin ablası İclal Şirin, yıllardır süren adalet arayışını şu sözlerle dile getirdi:
“Olayın üzerinden 25 yıl, davanın açılmasının üzerinden 15 yıl geçti. Bir arpa boyu yol alınmadı. Kardeşim boş yere öldürüldü. Mahkumlar sakin şekilde tahliye edilebilirdi. Bu operasyonun emrini verenler hiç yargılanmadı. Kartalkaya dosyası 9 ayda bitti, bizimki neden 15 yıl sürdü?”
Aileler, sürecin uzatılarak fiilen cezasızlık yaratıldığını savundu.
Mahkeme: Olağanüstü Zaman Aşımı Doldu
Mahkeme heyeti, kararında olağanüstü zaman aşımı süresi olan 22 yıl 6 ayın dolduğunu belirtti. Böylece dava, Ümraniye Cezaevi Operasyonu’na ilişkin davada uygulanan zaman aşımı kararına atıf yapılarak düşürüldü.
Bu karar, cezaevi operasyonlarına ilişkin uzun yıllardır gündemde olan yargısal gecikmeler ve cezasızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Ceza yargılamasında zaman aşımı, devletin belirli bir suç hakkında belli bir süre geçtikten sonra cezalandırma yetkisini kaybetmesi anlamına gelir. Bu süre, suçun niteliğine göre değişir ve Ceza Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir.
1. Olağan Zaman Aşımı:
Suçun işlendiği tarihten itibaren başlayarak, kanunda belirtilen yılların geçmesiyle devletin dava açma hakkı ortadan kalkar.
2. Olağanüstü (Uzamış) Zaman Aşımı:
Özellikle toplu suçlar, kamu görevlilerinin işlediği suçlar gibi durumlarda zaman aşımı süresi belirli oranlarda artırılır. “Hayata Dönüş Operasyonu” gibi davalarda bu kapsam uygulanır.
3. Zaman Aşımı Dolduğunda Ne Olur?
Mahkeme, maddi gerçek ortaya konulmamış olsa bile davanın düşmesine karar verir. Bu durumda sanıklar hakkında ceza verilemez, yargılama devam ettirilemez.
4. Tartışmalar Neden Büyüyor?
Cezaevlerinde yaşam hakkı ihlali iddiaları ağır suç kapsamındadır.
Bu tür davaların uzun sürmesi, zaman aşımının dolmasına neden olarak fiili cezasızlık yaratır.
Aileler, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin bilinçli olarak uzatıldığı görüşünü dile getirir.
“Hayata Dönüş Operasyonu” davasının zaman aşımından düşmesi, Türkiye’de zaman aşımı uygulamalarının yeniden tartışılmasına yol açmış durumda.
Hayata Dönüş Operasyonu (19 Aralık 2000)
Hayata Dönüş Operasyonu, 19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye genelinde 20 cezaevinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir güvenlik operasyonudur. Operasyonun temel amacı, özellikle DHKP/C, TKP-ML ve benzeri örgüt mensuplarının yürüttüğü “ölüm oruçlarını” sonlandırmak, cezaevlerinde otoriteyi yeniden tesis etmek ve devletin hâkimiyetini sağlamak olarak açıklanmıştır. Operasyon ile terör örgütlerinin cezaevlerindeki hakimiyeti sona erdirilmiştir.
1990’lı yılların sonlarına doğru terör suçlarından tutuklu ve hükümlüler, F tipi cezaevlerine sevki protesto etmek amacıyla açlık grevleri ve ölüm oruçları başlatmıştı. Uzun süre devam eden bu eylemler, yüzlerce mahkûmun sağlık durumunun kritik hale gelmesine yol açmış; hükümet ise cezaevlerinin asayişinin bozulduğu ve otoritenin kaybedildiği gerekçesiyle operasyon kararı almıştır.
Operasyon, jandarma birlikleri tarafından yürütüldü.
Aynı anda 20 cezaevine girildi.
Gaz bombaları, sis bombaları, tazyikli su ve bazı cezaevlerinde gerçek mühimmat kullanıldığı iddia edildi.
Özellikle Bayrampaşa Cezaevi operasyonun en çatışmalı noktalarından biri oldu.
Resmî rakamlara göre operasyonda:
30’u aşkın mahkûm ve 2 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi.
Çok sayıda tutuklu ve asker yaralandı.
Bazı tutuklular kendilerini ateşe verdiklerini, bazıları ise askeri müdahale sonucu yaşamını yitirdiklerini savundu.
Operasyon, yıllar boyunca hem ulusal hem uluslararası kamuoyunda yoğun şekilde tartışıldı.
Eleştirilerin temel noktaları şunlardır:
Orantısız güç kullanıldığı iddiası,
Cezaevlerine yönelik böyle geniş kapsamlı bir müdahalenin gerekli olup olmadığı,
Özellikle Bayrampaşa’da koğuşların yakıldığı, mahkûmların diri diri yanarak öldüğü iddiaları,
Operasyonun “hayata dönüş” değil, “ölüme neden olan” bir müdahale olduğu yönündeki tepkiler.
Operasyonla ilgili yıllar sonra bazı askerler hakkında davalar açıldı.
Ancak bu davaların büyük bir kısmı zamanaşımı nedeniyle düştü veya sonuçlandırılamadı.
Hayatını kaybeden veya sağ kalan tutuklular ile ailelerinin açtığı bazı davalarda devlet tazminata mahkûm edildi.