15115,29%-0,17
43,18% 0,07
50,34% 0,11
6435,79% 1,15
10367,47% 0,55
Adalet teşkilatında görev yapan on binlerce personeli yakından ilgilendiren “Adalet Hizmetleri Sınıfı” düzenlemesinin önümüzdeki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine gelmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce kamuoyuna açıkladığı bu çalışma kapsamında, Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapan personelin mevcut Genel İdare Hizmetleri Sınıfı statüsünden çıkarılarak, adalet teşkilatına özgü yeni ve ayrı bir hizmet sınıfına kavuşturulması hedefleniyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Bülent Cansu, uzun süredir tartışılan bu düzenleme için 2026 yılının kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Cansu, sadece vaatlerin ve hazırlıkların yeterli olmadığını belirterek, “İş yoğunluğu en fazla olan kurum Adalet Bakanlığıdır. Adalet hizmetleri sınıfı konusunda 2026 yılı içerisinde mutlaka somut ve bağlayıcı adımlar atılmalı. Bu düzenleme yıl içerisinde tamamlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Planlanan düzenlemeyle, adalet teşkilatında görev yapan personel için daha kurumsal ve mesleki bir kariyer yapısı oluşturulması amaçlanıyor. Yazı işleri müdürlükleri, zabıt kâtipleri, icra müdürlükleri, infaz ve koruma memurları ile adli büro hizmetlerinde çalışan personel, adalet sisteminin omurgasını oluşturan kadrolar arasında yer alıyor.
Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:
Adalet Bakanlığı personelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’ndan çıkarılması,
“Adalet Hizmetleri Sınıfı” adıyla yeni bir hizmet sınıfının kurulması,
Mevcut unvanlara ek olarak uzman kâtip, baş kâtip, kıdemli kâtip gibi kariyer basamaklarının oluşturulması,
Yeni unvanlara bağlı olarak ek tazminat, görev tazminatı ve maaş iyileştirmelerinin sağlanması.
Bu adımların hayata geçirilmesiyle birlikte hem görev tanımlarının netleşmesi hem de personelin özlük haklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Avukat Bülent Cansu, adalet hizmetlerinde görev yapan personelin diğer kamu kadrolarından farklı bir çalışma düzenine sahip olduğuna dikkat çekti. Mahkemelerin işleyişinden icra süreçlerine, duruşma hazırlıklarından infaz işlemlerine kadar geniş bir sorumluluk alanı bulunan bu personelin yıllardır aynı statü içinde değerlendirilmesinin önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.
Sendikaların ve meslek temsilcilerinin de benzer görüşte olduğunu hatırlatan Cansu, adalet teşkilatında iş yükünün ve sorumluluğun yüksek olduğunu, bu nedenle özel bir hizmet sınıfının artık bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.
Kulislerde konuşulan bilgilere göre, düzenlemenin yasal altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından 2026 yılı içerisinde TBMM’ye kanun teklifi olarak sunulması bekleniyor. Süreçte;
Kanun teklifinin komisyonlarda ele alınması,
Düzenlemeden yararlanacak personel kapsamının açık biçimde belirlenmesi,
Yeni unvanlar için kıdem ve eğitim kriterlerinin netleştirilmesi,
Ek tazminat ve maaş artışlarının bütçe dengesiyle uyumunun sağlanması
gibi başlıklar öne çıkacak.
Adalet Bakanlığı personeli, yıllardır başta emekliliğe yansıyan tazminatlar, kariyer basamaklarının netleşmesi ve görev tanımlarının kurumsal çerçevede yeniden düzenlenmesi taleplerini dile getiriyor. Bu nedenle Adalet Hizmetleri Sınıfı düzenlemesi, sadece ekonomik bir kazanım değil, aynı zamanda mesleki saygınlık ve statü açısından da büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, düzenlemenin yasalaşması halinde adalet teşkilatında çalışan binlerce personel için yeni bir dönemin kapısı aralanmış olacak. Avukat Bülent Cansu’nun da altını çizdiği gibi, 2026 yılında atılacak somut ve bağlayıcı adımlar, hem personelin motivasyonunu artıracak hem de adalet hizmetlerinin hız ve kalitesine doğrudan katkı sağlayacak.