15618,02%0,48
43,28% 0,06
50,84% 0,86
6582,37% 1,34
10624,85% 0,96
YARGI PAKETİ - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı sunumda 12. Yargı Paketi’nin, Türkiye’de adalet sistemini hızlandıracak ve vatandaşların yargıya erişimini güçlendirecek önemli düzenlemeler içerdiğini belirtti. Tunç’un açıklamalarına göre yeni paket; makul sürede yargılanma hakkının güçlendirilmesi, mülkiyet hakkının daha etkin korunması, tebligat süreçlerinin modernleştirilmesi ve noter yardımcılığı kurumunun ilk kez hayata geçirilmesi gibi kritik başlıklara odaklanıyor.
Tunç, Türkiye’de yargılamaların uzamasına neden olan en temel sorunlardan birinin tebligat süreçlerindeki aksaklıklar olduğunu vurgulayarak yeni Tebligat Kanunu ile büyük bir dönüşüm hedeflediklerini açıkladı. Elektronik tebligatın kapsamı genişletilecek, süreçler hızlandırılacak ve usulsüz tebligat kaynaklı gecikmelerin önüne geçilecek. Bu düzenlemeyle yargılamalarda zaman kaybı azalacak ve dijitalleşme temelli “hızlı yargı modeli” hayata geçirilecek.
Yeni paketin en dikkat çeken başlıklarından biri, noter yardımcılığı kurumunun kurulması oldu. Bu yeni kadro ile noterlik işlemlerinin hızlanması, iş yükünün azalması ve vatandaşların bekleme sürelerinin kısalması hedefleniyor. Noter yardımcılığı, uzun zamandır yargı reformlarının gündeminde olan ancak ilk kez somut adım atılan bir düzenleme olarak öne çıktı.
Yargı Paketi'ne paralel olarak, Cebri İcra Kanunu Taslağı da Bilim Kurulu’nun görüşüne sunuldu. Taslak düzenlemenin icra süreçlerini sadeleştirmesi, karmaşıklıkları ortadan kaldırması ve daha hızlı bir işleyiş sağlaması bekleniyor.
Yargıda uzmanlaşma hedefi kapsamında ihtisas mahkemelerinin sayısının son yıllarda hızla yükseldiğini aktaran Tunç, mevcut 986 ihtisas mahkemesinin 2.923’e ulaştığını belirtti. 2025 yılında 252 yeni ihtisas mahkemesinin daha kurulacağı ifade edildi. Böylece, teknik ve karmaşık davaların daha hızlı ve uzman ekiplerce ele alınması sağlanacak.
Türkiye’de hâkim ve savcı sayısının 26 bin 803’e, adalet personeli sayısının ise 179 bin 382’ye çıktığını belirten Tunç, yeni alımlarla birlikte 20 bin personelin daha sisteme dahil edileceğini açıkladı. İlk 5 bin personelin sınav süreçleri tamamlanırken, kalan 15 bin alımın 2026 yılı içinde yapılması planlanıyor.
2024 yılı itibarıyla yargıda bekleyen dosya sayısı 11 milyon 885 bin 704 olarak kaydedildi. Aynı yıl içinde 12 milyon 440 bin 713 dosyada karar verildiği açıklandı. Bu tablo, biriken iş yükünün azaltılması ve dava sürelerinin kısaltılması konusunda somut ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.
Bu başarıda, Hakimler ve Savcılar Kurulu bünyesindeki Yargının Etkinliği Bürosu ile Adalet Bakanlığı’ndaki Yapay Zeka Şube Müdürlüğünün önemli katkı sunduğu ifade edildi. Yapay zekâ destekli sistemler, geciken noktaları anlık tespit ederek sürecin hızlanmasını sağlıyor.
Tunç, e-Duruşma, SEGBİS, e-Tebligat, e-Celse, e-Satış ve e-İmza gibi dijital platformların 25 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını belirtti. Avrupa Konseyi raporlarına göre Türkiye;
hukuk yargılamalarında 2. sırada,
ceza yargılamasında 4. sırada,
idari yargıda 3. sırada yer alıyor.
Tunç, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin dijital yargı altyapısında Türkiye’nin gerisinde olduğunu söyledi.
Özel hukukta arabuluculukta bugüne kadar 8 milyon 700 bin dosyanın 5 milyon 156 bininde anlaşma sağlandığı, ceza hukukunda ise 1 milyon 998 bin dosyada yüzde 83 oranında uzlaşma gerçekleştiği açıklandı. Bu rakamlar, yargının iş yükünün önemli kısmının dava sürecine taşınmadan çözülebildiğini gösteriyor.
Dünya Adalet Projesi’nin Türkiye’ye ilişkin sıralamalarının gerçeği yansıtmadığını belirten Tunç, vatandaşların yargıya güveninin anket verilerinde yüksek olduğunu söyledi. Ayrıca 1990’lı yıllardan bugüne gelinen noktayı hatırlatarak, “Bugün Türkiye’de milletin yargısı vardır” ifadelerini kullandı.