16809,70%0,67
43,65% 0,03
52,00% 0,35
7117,33% -0,26
11719,20% -0,07
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları uzun süredir sürdürülen 12. Yargı Paketi, hem içeriği hem de kamuoyundaki beklentiler nedeniyle gündemin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. Yaklaşık 32 maddeden oluşması beklenen ve 7 farklı kanunda değişiklik öngören paketin özellikle af düzenlemesi, infaz indirimi ve tutuklama rejimi başlıkları üzerinden tartışılması dikkat çekiyor. Ancak resmi açıklamalar, paketin odağının ceza infaz sistemi değil, hukuk yargılamalarının etkinliği olduğunu ortaya koyuyor.
Akın Gürlek Bakanlığında yeni dönemde paket içerisinde değişiklik yapılıp yapılmacağı konusu ise yakında netlik kazanacak.
Öte yandan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin çalışmaların, önceki Adalet Bakanı Yılmaz Tunç döneminde uzun süredir yürütüldüğü biliniyor. Bakan Tunç’un koordinasyonunda teknik hazırlıkları tamamlanan düzenlemelerin, görev değişimi sonrası yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte süreceği ve paketin detaylarını kamuoyuna Akın Gürlek’in açıklaması bekleniyor. Böylece üzerinde uzun süredir çalışılan 12. Yargı Paketi’nin siyasi ve hukuki sunumunu yeni Bakan Gürlek yapmış olacak.
Görev süresi boyunca yargı reformları konusunda aktif bir süreç yöneten Yılmaz Tunç, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin yaptığı son açıklamalarda, kamuoyundaki “af” ve “infaz indirimi” beklentilerine net yanıt vermişti. TBMM’de gazetecilerin sorularını cevaplayan Tunç, 10. ve 11. Yargı Paketleri’nin ceza adalet sistemine odaklandığını, 12. paketin ise daha çok hukuk yargılamalarının hızlandırılmasını amaçladığını vurgulamıştı.
Tunç, “12. Yargı Paketi infaz düzenlemesiyle ilgili değil. Amacımız hukuk davalarının daha makul sürede sonuçlanmasını sağlamak, yargıdaki gecikmeleri azaltmak ve sistemi daha sade hale getirmektir” ifadelerini kullanmıştı.
Bu çerçevede, kamuoyunda dillendirilen “genel af geliyor” iddialarının mevcut taslak metinde karşılığının bulunmadığı belirtiliyor.
Her yargı paketi gibi 12. Yargı Paketi de yalnızca cezaevlerinde bulunanları değil, dolaylı olarak milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor. Avukat Bülent Cansu daha önce yaptığı değerlendirmelerde, yargı paketlerine sadece infaz indirimi perspektifinden bakılmaması gerektiğini vurgulamıştı.
Cansu, “Vatandaşların ve medyanın ilgisi çoğu zaman infaz düzenlemelerinde yoğunlaşıyor. Ancak yargı paketlerinde satır aralarında yer alan birçok hüküm doğrudan hukuk güvenliğini ve yargı sisteminin işleyişini etkiliyor. Bu düzenlemeler toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir” ifadelerini kullanmıştı.
Ayrıca Cansu, 12. Yargı Paketi’nde özellikle tutuklama tedbirlerinin yeniden ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Tutuklama bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiridir. Ancak uygulamada uzun tutukluluk süreleri ciddi eleştirilere neden oluyor. Bu konuda daha net, ölçülü ve denetlenebilir düzenlemelere ihtiyaç var” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Hukuk çevrelerinde, tutuklama rejimine ilişkin kapsamlı bir değişiklik yapılmadan hazırlanacak bir yargı paketinin toplumsal beklentiyi karşılamakta zorlanacağı görüşü de dile getiriliyor.
Yılmaz Tunç, önceki düzenlemelere ilişkin verileri de kamuoyuyla paylaşmıştı. 11. Yargı Paketi kapsamında 31 Temmuz 2023 öncesi suç işleyenler için getirilen eşitleyici infaz düzenlemesinden 38 bin 57 kişinin yararlandığını açıklayan Tunç, açık cezaevinden çıkan hükümlülerin yeniden suç işlediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtmişti.
Ayrıca söz konusu düzenlemelerin; kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör ve örgütlü suçları kapsamadığının da altı çizilmişti.
Adalet Bakanlığı kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, 12. Yargı Paketi’nde şu düzenlemelerin öne çıkması bekleniyor:
Hukuk davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılması
Duruşma usullerinin sadeleştirilmesi
Arabuluculuk sisteminin kapsamının genişletilmesi
Noter yardımcılığı sistemine ilişkin yeni düzenlemeler
Çekişmesiz yargı işlerinde alternatif çözüm yollarının artırılması
Yargı süreçlerinde dijitalleşmenin güçlendirilmesi
Bu çerçevede paketin, doğrudan af ya da infaz indirimi getirmeyeceği yönündeki resmi yaklaşım korunuyor.
Teknik çalışmaların tamamlandığı ve taslağın değerlendirme aşamasına geldiği belirtilirken, 12. Yargı Paketi’nin Şubat ayı içerisinde TBMM gündemine alınması bekleniyor. Meclis takvimi, komisyon görüşmeleri ve siyasi uzlaşı süreci doğrultusunda paketin yasalaşma tarihi netleşecek. Bakan değişikliğinden dolayı sürenin biraz uzaması ise muhtemel.
Öte yandan gözler, görev değişimi sonrası süreci devralan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e çevrildi. Uzun süredir Yılmaz Tunç döneminde hazırlıkları yapılan 12. Yargı Paketi’nin kapsamlı sunumunun ve kamuoyuna detaylı açıklamasının Akın Gürlek tarafından yapılması bekleniyor.
Kamuoyunda “Genel af var mı?”, “İnfaz indirimi çıkacak mı?” soruları gündemdeki yerini korurken, mevcut veriler 12. Yargı Paketi’nin daha çok usul hukuku, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve sistemin etkinliğinin artırılması hedefiyle şekillendiğini gösteriyor.