16696,88%1,56
43,50% 0,07
51,50% 0,17
7073,79% 2,40
11786,68% 0,00
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen 12. Yargı Paketi, kamuoyunda hem kapsamı hem de olası sonuçları nedeniyle yakından takip ediliyor. Yaklaşık 32 maddeden oluşması beklenen yargı paketi, 7 farklı kanunda değişiklik öngörürken; özellikle af düzenlemesi, infaz indirimi ve tutuklama rejimi başlıkları kamuoyunun en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor.
Taslak çalışmaları tamamlanarak teknik aşaması biten 12. Yargı Paketi’nin, önümüzdeki dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması bekleniyor. Ancak Adalet Bakanlığı cephesinden yapılan açıklamalar, paketin ağırlıklı olarak hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya odaklandığını ortaya koyuyor.
Her yargı paketi dolaylı olarak milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor. Avukat Bülent Cansu bu konuyu önceki açıklamalarında şöyle dile getirmişti: “Vatandaşlarımız ve medyanın ilgisi yargı paketlerindeki infaz yasasını ilgilendiren düzenlemeleri içerse de satır aralarında okunması gereken ve hukukçuların önem verdiği çoğu madde dolaylı olarak milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor. Her yargı paketi hukukçular tarafından titizlikle ele alınıp toplumun öncü ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir.” Cansu sözlerinin devamında 12. Yargı Paketi için içerisinde bulunduğumuz Şubat ayına işaret etti.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin yaptığı açıklamalarda, paketin infaz düzenlemesi ya da af içermediğini net bir dille ifade etti. TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tunç, daha önce yasalaşan 10. ve 11. Yargı Paketleri’nin ceza adalet sistemiyle ilgili olduğunu, 12. paketle birlikte odağın farklı bir alana kaydığını vurguladı.
Bakan Tunç, “12. Yargı Paketi, infaz düzenlemesiyle ilgili değil. Amaç; hukuk yargılamalarının daha hızlı sonuçlanması, yargıda gecikmelerin önüne geçilmesi ve yargı sisteminin sadeleştirilmesidir” dedi.
Öte yandan hukuk çevrelerinde, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin eleştiriler ve beklentiler de gündeme gelmeye başladı. Avukat Bülent Cansu, yaptığı değerlendirmede özellikle tutuklama tedbirlerinin yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.
Cansu, “Her ne kadar 12. Yargı Paketinin infaz düzenlemesi içermediği söylense de, tutuklamalar konusunda mutlaka çalışma yapılması gerekiyor. Tutuklama bir ceza değil, istisnai bir tedbirdir. Ancak uygulamada tutukluluk, fiilen cezaya dönüşmüş durumda. Bu nedenle 12. Yargı Paketi’nde tutuklama şartlarının daha net, ölçülü ve denetlenebilir hale getirilmesi hukuk devleti ilkesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Hukukçulara göre, uzun tutukluluk süreleri ve keyfi tutuklama eleştirileri dikkate alınmadan hazırlanacak bir yargı paketinin, toplumsal beklentiyi karşılaması zor görünüyor.
Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketi kapsamında yapılan infaz düzenlemelerine de değinerek, 31 Temmuz 2023 öncesi suç işleyenler için getirilen eşitleyici düzenlemelerden bugüne kadar 38 bin 57 kişinin yararlandığını açıkladı. Açıklamalarında, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “açık cezaevinden çıkanların suç işlediği” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Tunç, bu düzenlemelerin kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, cinsel suçlar, örgütlü suçlar ve terör suçlarını kapsamadığının altını çizdi.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre 12. Yargı Paketi’nde şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:
Hukuk davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılması
Duruşma usullerinin sadeleştirilmesi
Arabuluculuk sisteminin daha etkin hale getirilmesi
Noter yardımcılığı sistemine ilişkin düzenlemeler
Çekişmesiz yargı işlerinin yargı dışı çözüm yollarının genişletilmesi
Yargı süreçlerinde dijitalleşmenin artırılması
Bu kapsamda, paketin doğrudan af veya infaz indirimi getirmeyeceği yönündeki resmi söylem korunuyor.
Adalet Bakanlığı teknik çalışmaların tamamlandığını ve dosyanın milletvekillerinin değerlendirmesine sunulduğunu açıklarken, paketin içerisinde bulunduğumuz Şubat ayında TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Meclis takvimi, siyasi uzlaşı ve komisyon çalışmaları doğrultusunda yargı paketinin yasalaşma süreci netleşecek.
Kamuoyunda “genel af var mı?” sorusu gündemdeki yerini korurken, mevcut açıklamalara göre 12. Yargı Paketi daha çok usul hukuku ve yargı süreçlerinin hızlandırılması amacıyla şekilleniyor.