15811,53%0,87
43,35% 0,25
51,27% 0,73
6944,72% 1,57
11200,48% 2,32
TBMM’de görüşmeleri süren 11. Yargı Paketi, hem yargı camiasında hem de geniş bir kamuoyu kesiminde yakından takip edilirken, avukat Bülent Cansu önemli değerlendirmelerde bulundu. Cansu, özellikle pakete eklenen “Covid dönemi infaz düzenlemesi” benzeri maddelerin adalet açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı.
“Yıllar Önce Yarım Kalan Adalet Tamamlanıyor”
Cansu, paketin TBMM’ye gönderilmeden kısa bir süre önce Covid sürecinde uygulanan infaz kolaylığını hatırlatan maddelerin son anda teklife dahil edilmesini olumlu karşıladığını belirterek şunları söyledi:
“10. Yargı Paketi’nde son anda çıkarılan maddelerin, 11. pakete ekleneceğini daha önce katıldığım bir canlı yayında kasım–aralık ayı gibi gerçekleşeceğini söylemiştim. Bu düzenleme, yıllar önce yarım kalan adaletin tecelli etmesini sağlayacak. Genel Kurul görüşmelerinin kısa sürede tamamlanacağını ve düzenlemenin Cumhurbaşkanı onayı sonrası Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe gireceğini düşünüyorum.”
Cansu, ceza infaz kurumlarında ve adliyelerde yoğun bir hareketlilik başladığını da aktardı. Özellikle infaz bürolarında görevli memurların, yasadan faydalanması beklenen hükümlüler için dosyaları ayırmaya başladığını belirterek “Hükümlülerin hak kaybı yaşamaması için memurların 2–3 gün boyunca gece yarılarına kadar mesai yapması gerekecek. 12 Yargı paketinin de Aralık ayı içerisinde taslak metin olarak medyada yer bulmasını bekliyorum.” dedi.
Cansu sözlerine şöyle devam etti: “Yargı paketleri kamuoyunda beklenenden daha fazla ilgi görmektedir. Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapan memurların özlük haklarını ilgilendiren Adalet Hizmetleri Sınıfı konusunun da paketler kapsamında veya ayrı olarak en geç 2026 yılı içerisinde aydınlığa kavuşturulması gerekiyor. 11 ve 12'nci Yargı paketleri beklentileri karşılayacak mı sorusu 3 ay sonra en net cevabını bulacaktır. 55 - 60 Bin civarında hükümlünün tahliye olması Ocak ayına kalmamalıdır. Ayrıca uzlaştırma yasasının kapsamının genişletilmesi konusu da gündeme alınmalıdır.”
TBMM Adalet Komisyonu, uzun süredir beklenen 11. Yargı Paketi’nin ilk 15 maddesini kabul etti. Pakette, yaklaşık 55 bin hükümlünün tahliyesine imkan sağlayacak infaz düzenlemesi, temel kanunlarda kapsamlı değişiklikler ve yargıda önemli yapısal dönüşümler yer alıyor.
Teklifle birlikte:
31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için kapalıdan açığa, açıktan denetimli serbestliğe geçiş süresi 3 yıl öne çekiliyor.
Bu düzenlemenin cezaevlerindeki yoğunluğu ciddi şekilde azaltması bekleniyor. Paketin ardından 12. Yargı Paketi’nin de kısa süre içinde Meclis’e sunulacağı ifade ediliyor.
İlk maddelerin kabul edilmesinin ardından Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, görüşmelere akşam saatlerinde yeniden devam edileceğini duyurdu. Çalışmaların, birkaç gün içinde tamamlanarak Genel Kurul gündemine taşınması bekleniyor.
Kabul edilen maddeler arasında İcra ve İflas Kanunu’nda kapsamlı değişiklikler bulunuyor:
Nispi harç veya teminat yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin ihalenin feshini talep etmesi halinde dosya üzerinden kesin red kararı verilecek.
Eksik teminat veya harç yatırılmışsa iki haftalık kesin süre tanınacak; tamamlanmazsa talep yine reddedilecek.
AYM kararına uyum amacıyla borçlunun son bir yıl içindeki ivazsız tasarrufları, belirli yakın çevreyle yapılan işlemler aksi ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.
İstinaf ve temyizde parasal sınır belirlenirken dava açıldığı tarihteki değer esas alınacak.
Paket, avukatlara uygulanacak disiplin cezalarını net biçimde yeniden yapılandırıyor:
Uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma şeklinde açık bir sınıflandırma getiriliyor.
Beş yıl içinde tekrarlanan fiillerde ceza bir derece ağırlaştırılacak.
İlk kez ceza almış ve üzerinden 5 yıl geçen avukatlara daha hafif yaptırım uygulanabilecek.
İşten çıkarma cezası almış bir avukat, 5 yıl içinde kınama gerektiren bir fiil işlerse doğrudan meslekten çıkarılacak.
Meslekten çıkarma dışındaki cezalar, 5 yıl sonra avukatın talebiyle sicilden silinebilecek.
İtirazen şikayet başvurularında iade sistemi tamamen değişiyor:
Başvurunun haklı bulunma oranına göre bedelin bir kısmı iade edilecek.
Başvurunun reddi, ihalenin iptali ya da düzeltici işlem kararı verilmesi halinde iade yapılmayacak.
Yüklenicilerin mücbir sebep nedeniyle feshedilen sözleşmelerinde, tamamlanamayan kısma ilişkin bedel iade edilecek.
Düzenleme 26 Aralık 2025’te yürürlüğe girecek.
Görev karmaşasının önüne geçmek amacıyla dolandırıcılık suçlarında yetkili mahkeme değişiyor. Buna göre:
Dolandırıcılık suçları asliye ceza mahkemelerinde görülecek.
Düzenleme yürürlüğe girdiğinde ağır cezada devam eden davalar görev yönünden bozulmayacak; mevcut mahkemeler karara kadar dosyalara bakmayı sürdürecek.
Pakette yer alan bir diğer önemli madde ise akıl hastalığına ilişkin TCK düzenlemeleri:
Kısmi akıl hastalığı bulunan fail için hem ceza infazı hem güvenlik tedbiri birlikte uygulanacak.
Sağlık kurumunda zorunlu tedavi süreleri şu şekilde olacak:
Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet gerektiren suçlarda en az 1 yıl,
10 yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda en az 6 ay.
Düzenlemenin Genel Kurul’da kısa sürede tamamlanmasının ardından, geniş kapsamlı bu yargı reformunun hem yargı işleyişine hem de infaz sistemine önemli bir hareketlilik getirmesi bekleniyor.