14155,46%0,76
42,69% 0,23
50,15% 0,06
5897,70% 0,71
9533,17% 2,62
Türkiye’de uzun süredir gündemde olan 11. Yargı Paketi ile ilgili ayrıntılar netleşirken, düzenlemenin kapsamı ve olası etkileri tartışılmaya devam ediyor. Türkiye Gazetesi, hükümetin Meclis’e sunmaya hazırlandığı paketi “50 bin mahkûma kısmi af piyangosu” ifadeleriyle duyurdu. Henüz taslak aşamasında olan düzenlemenin özellikle cezaevlerindeki aşırı yoğunluk nedeniyle hız kazandığı belirtiliyor. Resmî verilere göre, ceza infaz kurumları kapasitenin 100 binden fazla üzerinde mahkûm barındırıyor. Bu nedenle kamuoyunda yeni infaz düzenlemesinin kaçınılmaz olduğu görüşü güçleniyor.
Düzenlemeye ilişkin bilgilere göre, 11. Yargı Paketi örgütlü suçları ve terör suçlarını kapsamayacak. Taslak çalışmada, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işlemiş olmak koşuluyla, denetimli serbestliğe ayrılmasına beş yıl veya daha az süre kalanların kalan cezalarını denetimli serbestlik altında tamamlamasının önü açılıyor. Bu madde hayata geçerse, yaklaşık 50 bin hükümlünün ilk etapta tahliye olabileceği ifade ediliyor. Hükümlü sayısının, yargılaması devam eden dosyaların kesinleşme süreçlerine bağlı olarak ilerleyen dönemlerde artabileceği belirtiliyor.
Bilindiği üzere 10. Yargı Paketi 4 Haziran’da Meclis’te kabul edilmiş ve aynı gün Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. O düzenleme ile özellikle hasta tutuklular için adli tıp raporuna bağlı olarak ev hapsine geçiş imkânı sağlanmıştı. Ancak kamuoyunda uzun süredir beklenen geniş kapsamlı infaz düzenlemeleri 10. paket içinde yer almamıştı. DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temelli, konuyu “Beklentileri karşılamıyor, kapsam çok dar” sözleriyle eleştirmiş; iktidarın etki analizinin tamamlanmadığı için düzenlemeleri sonbahara bıraktığını aktarmıştı.
Bu kapsamda yeni infaz düzenlemesinin 11. Yargı Paketi ile gündeme gelmesi beklenirken, AK Parti ve Adalet Bakanlığı’nın hazırlıkları son aşamaya gelmiş durumda. Paketin bu hafta Meclis’e sunulması planlanıyordu ancak MHP ve Adalet Bakanlığı’nın talebiyle pakete ek maddeler üzerinde yeniden çalışıldığı öğrenildi. Özellikle Covid-19 döneminde çıkarılan ve açık cezaevlerindeki hükümlülere kalan cezalarını dışarıda infaz etme imkânı tanıyan düzenlemenin kapsamının genişletilmesi gündeme geldi.
Yeni pakete eklenmesi planlanan kritik maddeye göre, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyen ancak mahkûmiyeti kesinleşmemiş kişiler de düzenlemeden yararlanabilecek. Bu tarihten önce suç işleyenlerin cezaları, ilerleyen yıllarda kesinleşse dahi denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanmaları mümkün olacak. Bu madde, haziran ayında 10. Yargı Paketi çalışmaları sırasında gündeme gelmiş ancak son dakika değişikliğiyle rafa kaldırılmıştı.
Yetkililer, bu düzenlemenin kapsamının sayısal olarak öngörülemediğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:
“31 Temmuz 2023’ten önce işlenen suçların cezalarının ne zaman kesinleşeceğini bilmek mümkün değil. Bazı davalar üç ayda, bazıları üç yılda, bazıları ise on yılda kesinleşiyor. Ceza kesinleştiğinde denetimli serbestlikten yararlanma imkânı doğacağı için kapsam zaman içinde genişleyecektir.”
Ceza infaz kurumlarında kapasitenin 100 binden fazla mahkûm üzerinde bir nüfus barındırması, infaz düzenlemelerini zorunlu hale getiren en önemli başlık olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, cezaevi yoğunluğunun sürdürülebilir olmadığını, özellikle açık cezaevlerinde ciddi bir baskı oluştuğunu, yeni düzenlemelerin bu yükü hafifleteceğini ifade ediyor.
Yeni düzenlemenin Meclis’ten geçmesi halinde on binlerce kişi denetimli serbestlik kapsamında cezaevinden çıkacak; bu durumun hem cezaevlerinin fiziki kapasitesine hem de personel yüküne önemli ölçüde rahatlama sağlayacağı değerlendiriliyor.